Haber Arşivi

Title Tarih
Nikotinin Nörotoksik Etkisi ve Elektronik Sigaralar Konusu

Prof. Dr. Arzu Denizbaşı

Nikotin pek çok halk sağlığı sorunun altında yatan temel neden olarak invelenmiştir. Özellikle sigara kullanımının arttığı toplumlarda kanser, kardiyovaskuler hastalıklar, immun hastalıklar ve hatta psikiyatrik hastalıklarda artış sigaradaki toksinlerin etkisine bağlanmaktadır. Özellikle son 20 yılda tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de nöro- görüntüleme teknolojisi çok ilerledi. Santral sinir sistemindeki pek çok yapısal ve fonksiyonel kusur artık bu teknoloji sayesinde daha kolay ve erken tespit ediliyor. Ayrıca pek çok dejenerasyon da görüntülemeler sayesinde tanınabiliyor. Madde kullanımı veya nikotin bağımlılığına bağlı santral sinir sistemindeki hasar ve disfonksiyon ise dramatik bir şekilde ortaya konabiliyor. Nikotin bağımlılığı olanlarda ortaya çıkan ana değişiklikler dikkat ve kognitif alanlar ile ilgili. Yani talamus, lateral frontoparietal korteks, anterior cingulate korteks en çok etkilenen alanlar ve bu alanlarda aktivitede artma ve düzensizlik söz konusu oluyor. Öte yandan da ventromedial prefrontal  korteks, posterior cingulate  korteks, parahippokampus gibi bazı alanlarda ise faaliyetlerde azalma mevcut. Bu alanlardaki yavaşlama ise kendini yapılan işten bağımsız olarak dikkat ve zihin dağılması şeklinde kendini gösteriyor.

26 Eylül 2017
Zehirlenmelerde Ekstrakorporeal Tedaviler Yazı Dizisi – KARBAMAZEPİN

Uzm. Dr. Melis EFEOĞLU

Zehirlenmeler ve toksik ajanlara maruziyet ABD 2012 verilerine göre yıllık 2.2 milyon kişiyi ilgilendiriyor. Bu kişilerin yaklaşık ¼’ü sağlık merkezlerine başvurmakta ve bunların da %27’sinde hastane yatışı gerekebilmekte. Nüfuslarını orantıladığımızda Türkiye için de durum pek istisna değil. Genellikle destek ve antidot tedavisi ile yönetegeldiğimiz bu hadiselerin %0.1’inde ise ekstrakorporeal tedavi (ECTR) modalitelerinden yardım almaktayız.

17 Eylül 2017
Duyuru: Çocuklarda Toksik Madde Maruziyeti Röportajı ; Prof. Dr. Arzu Denizbaşı 15 Eylül 2017
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı ve TATD Yönetim Kurulu Görüşmesi Hakkında

Türkiye Acil Tıp Derneği Yönetim Kurulu adına Prof. Dr. Yıldıray ÇETE, Prof. Dr. Ersin AKSAY ve Doç. Dr. Bülent ERBİL, Sağlık Bakanı Müsteşarı ve Tıpta Uzmanlık Kurulu Başkanı Prof. Dr. Eyüp GÜMÜŞ ile 06.09.2017 tarihinde makamında çok önemli ve olumlu bir görüşme gerçekleştirdi.

7 Eylül 2017
Zehirlenmelerde Ekstrakorporeal Tedaviler Yazı Dizisi – Genel Yaklaşım

Uzm. Dr. Melis EFEOĞLU

Zehirlenmeler ve toksik ajanlara maruziyet ABD 2012 verilerine göre yıllık 2.2 milyon kişiyi ilgilendiriyor. Bu kişilerin yaklaşık ¼’ü sağlık merkezlerine başvurmakta ve bunların da %27’sinde hastane yatışı gerekebilmekte. Nüfuslarını orantıladığımızda Türkiye için de durum pek istisna değil. Genellikle destek ve antidot tedavisi ile yönetegeldiğimiz bu hadiselerin %0.1’inde ise ekstrakorporeal tedavi (ECTR) modalitelerinden yardım almaktayız.

3 Eylül 2017
Kafein Zehirlenmesi,Tanı ve Yaklaşımı: Güncelleme

Prof. Dr. Arzu Denizbaşı

Kafein (1,3,7-trimetilksantin) santral sinir sistemini uyaran alkaloid yapıda bir maddedir. En bilinen hali ile kahve ve kakao çek,rdeklerinde, çayda, guarana çekirdeklerinde ve kola bitkisinde bulunur. Bu doğal halindan başka gıda katkısı olarak gıda katkılarında, bazı ilaçlarda sentetik halinde de bulunabilir. Tüm dünyada en fazla tüketilen ve farmakolojik etkisi olan gıda maddesi olarak bilinir (IOM, 2014). Genelde kafein ve türevlerinin insan sağlığına zararlı olduğu ve istenmeyen yan etkileri nedeniyle ölüm ile sonuçlanan zehirlenmeler olduğu gibi söylemler mevcuttur

25 Ağustos 2017
Klinik Toksikoloji Hakkında TATD-Toksikoloji Çalışma Grubu Görüşü

Türkiye Acil Tıp Derneği olarak 10 yıldan daha fazla bir süredir Acil Tıp ana alanı altında bazı alanlarda yan dal uzmanlık eğitimlerine başlanılması gerektiği ile ilgili çalışmalarımız olmuş, ilgili mercilere yazılı resmi taleplerimiz iletilmiş ve toplantılar yapılmıştır. Acil Tıp ana dalı altında yan dal uzmanlık eğitimi verilmesini talep ettiğimiz alanlardan bir tanesi de “Klinik Toksikoloji Yan Dal” eğitimidir.

21 Ağustos 2017
Antidot Dünyası

Toksikoloji Çalışma Grubu sizler için hazırladığı Antidot Dünyası Kartlarını sunar.

11 Ağustos 2017
Digoksin Zehirlenmesi: Zor Bir Vaka

Dr. Emir Ünal

Digoksin zehirlenmesi sık rastlanan ve klinik bulgular, EKG ve düzey bakılarak tanı konabilen bir zehirlenmedir. Tanı ve tedavi algoritmaları net olarak yazılmasına rağmen pratik hayatta bu zehirlenme vakalarına müdahalenin zor olabileceğini de biliyoruz. Digoksin zehirlenmesinde tedavi primer olarak destek tedavisidir. Dekontaminasyon amaçlı gastrik lavaj vagal etkiyi daha da artırdığı için önerilmez hem de çok etkili değildir. Akut alımlarda aktif kömür 1 g/kg olacak şekilde ve toplam 4 doz ve 4 saatte bir uygulanır. Bradikardi tablosundaki hastaya Atropin uygulanır. Atropin ile parasempatomimetik etki kontol edilemez ise pacemaker uygulaması düşünülür. Ancak pacemaker’ ın Digifab etkinliğini azalttığına dair bilgiler mevcuttur. Hastada AHA kılavuzlarına uygun şekilde ve gerekli ise kardiyoversiyon uygulanabilir. Hiperkalemi tedavisi için rutin insülin/ glukoz kombinasyonları veya sodyum bikarbonat tedavisi uygulanabilir. Ancak kalsiyum tedavisinin digoksin zehirlenmesinde mortaliteyi artırdığı ve aşırı kardiyak kontraksiyon ile arrest yaptığı bildirilmiştir. Salbutamol nebulizasyonu da önerilmez. Eğer hastada kardiyak arrest olursa AHA kılavuzlarına göre işlemler uygulanır.

7 Ağustos 2017
Gıda Zehirlenmesinde Neden Gastrik Lavaj Yapılmamalıdır?

Prof. Dr. Arzu Denizbaşı

Gıda zehirlenmesi olarak yanlış tanımlanan klinik durum aslında gerçek bir zehirlenme değildir. Daha doğru bir şekilde gıda kökenli hastalık olarak tanımlamak gereken bu tablo iyi ve hijyenik şartlarda hazırlanmamış gıdaların tüketilmesi sonucu gözlenir. Çok büyük olasılıkla selim seyirli olan bu tablo kendiliğinden düzelen bir Akut Gastroenterit tablosunda seyreder. Tanım olarak zehirlenme yapabilecek ve gıda ile alınan alkol türevleri, mantar veya ağır metal zehirlenmeleri ise kalabalık hasta gruplarını oluşturmadığı için genelde gıda zehirlenmesinde ne yazık ki yanlış olarak kastedilen aslında bir gıda kökenli bir Enfeksiyon hastalığıdır

2 Ağustos 2017
Kurşun Zehirlenmeleri Karın Ağrısı ile Prezente Olur mu?

Uzm.Dr.Yasin Yıldız

Karın ağrılarının ayırıcı tanısındaki geniş yelpaze, acil servislerin yoğun iş akışı sırasında biz hekimleri oldukça dikkatli davranmaya mecbur bırakmaktadır. Karın ağrısı ile başvuran hasta karşımıza geldiğinde, tüm olası hayatı tehdit edici tanılar başta olmak üzere, olası bütün ayırıcı tanıları hızla gözden geçiriyor, isteyeceğimiz tetkik ve görüntüleme yöntemlerini şekillendiriyoruz. Fırsatımız olan ilk fırsatta da, hasta değerlendirmesinde mihenk taşı olan anamnez alma işlemini olabildiğince derinleştirmeye çalışıyoruz. Ancak, acil servislerdeki sıradan kaos ortamında, bu işlemi her zaman olması gerektiği gibi yönetmek mümkün olamayabiliyor.

18 Temmuz 2017
Kova (Nargile) Yöntemi ile Sentetik Kannabinoid Kullanımının Yeni bir Yan Etkisi; Akut Respiratuvar Distres Sendromu

Uzm. Dr. Adnan YAMANOĞLU

Sentetik kannabinoid (SK) kullanımı son dekadlarda tüm dünyada hızla artmıştır. Kompleks içeriği nedeniyle SK' ler geniş spektrumlu bir yan etki aralığına sahiptirler. Ajitasyon, anksiyete, panik atak ve halüsinasyon gibi keyif verici maddelerden beklenen nöro-psikolojik yan etkilere ilaveten nadir olarak da serebrovasküler hastalıklar, nöbetler, akut böbrek hasarı, miyokart enfarktüsü ve kronik akciğer hasarı olan vakalar daha önce bildirilmiştir. Bu yazıda nadir tercih edilen kova yöntemi ile SK kullanımı sonrası saatler içinde ARDS gelişen 19 yaşında erkek hasta sunulmuştur.

15 Temmuz 2017
5 Soru - 1 Vaka Yazı Dizisi- Pediyatrik Hastalarda Varfarin İntoksikasyonu

Uzm. Dr. Erkman SANRI

Pediyatrik ilaç intoksikasyonları, acil servislerimizde sık olmasa da karşılaştığımız durumlar arasında gelmektedir. Varfarin’in (Coumadin) toplumda yaygın kulanılan bir ilaç olması ve dolayısıyla evlerde yaygın olarak bulunması, çocukların erişebilmeleri durumunda potansiyel bir tehlike oluşturma oluşturmaktadır. Bu yazımda; 5 Soru ve 1 Vaka üzerinden, varfarin intoksikasyonu şüphesi olan 1-3 yaş çocuklara yaklaşım, bu vakaların klinik yönetimi, konu ile alakalı güncel yaklaşımlar ve tartışmalı noktaların altını çizmeye çalışacağım.

14 Temmuz 2017
Skombroid Zehirlenmesi

Skombroid zehirlenmesi, ki ayrıca skombroid sendromu, histamin zehirlenmesi veya histamin balık zehirlenmesi olarak da bilinir, tüm dünyada sık görülen deniz ürünlerinden kaynaklı bir hastalıktır. İlk kez 1799 yılında Britanya’da tanımlanmıştır (1,2).

6 Temmuz 2017
Toksikoloji Doktora Programları

Uzm.Dr.Sinan Karacabey

Geçen sene bir toksikoloji doçentinin “Acil Tıp, Toksikoloji ile içiçe neden doktora yapıp bu konuya daha fazla eğilmiyorsun” demesiyle başlayan yeni bir serüven benim için “toksikoloji doktorası”. Toksikolojiye bizim dışımızda nasıl bakılıyor neler yapılıyor ile alakalı yeni bir şeyler öğrenmek oldukça heyecan verici açıkçası. Dünyada, toksikolojinin başlangıcını insanlık tarihi ile birlikte başlatmak mümkündür. 16. yüzyılda Paracelsus’un zehiri tanımlayan “Her madde zehirdir, zehir olmayan madde yoktur; zehirle ilacı birbirinden ayıran onun dozudur” sözleriyle birlikte modern toksikolojinin temelleri atılmıştır. Alfred Swaine Taylor (1806-1880) ise aynı konuda “Küçük dozda bir zehir ilaçtır, yüksek dozda bir ilaç zehirdir” demektedir. XX. yüzyılın başına kadar, dünyamızda kullanılan kimyasalların sayısı oldukça azken, XX. yüzyıldaki hızlı gelişmeler, kullanılan kimyasalların sayısını da hızla artırmıştır. Bugün büyük bölümü sentetik olmak üzere 60.000’in üzerinde kimyasal maddenin çeşitli amaçlar için kullanıldığı bilinmektedir.

30 Haziran 2017
Warfarin Toksisitesi ve Genel Yaklaşım

Warfarin tromboembolik olayların önlenmesi ve tedavisinde en yaygın kullanılan ilaçlardan biridir. Farklı fakat aynı amaçlı birçok durumda kullanılan bu sürekli oral antikoagülasyon tedaviyi alanlarda hemorajik olaylar sık görülen komplikasyonlardandır ve yaklaşık %10 oranında görülmektedir.

23 Haziran 2017
Ramazan Bayramınızı kutlu olsun 23 Haziran 2017
HİDROJEN SÜLFÜR ZEHİRLENMELERİ

Uzm.Dr.Sinem Doğruyol Vural

Kimyasal yolla asfiksi oluşturan gazlar, oksijenin doku tarafından alınmasını engelleyerek etki ederler. Hemoglobin ve hücresel enzimlerle birleşip hücresel oksijen kullanımını doğrudan bozarak doku hipoksisi yaparlar. Hidrojen sülfür (H2S) gazı da, kimyasal yolla asfiksi oluşturan zehirli gazlardan biridir.

22 Haziran 2017
Kurşun Zehirlenmelerinin Çocuk ve Erişkinlerdeki Tanı ve Tedavisi Hakkında Güncelleme

Prof. Dr. Arzu Denizbaşı

Kurşun çevresel olarak yaygın bulunan bir ağır metaldir ancak ciddi toksik etkileri vardır. Demir veya çinkonun aksine insan vücudunda bilinen hiçbir faydalı etkisi yoktur. Normalde vücutta veya kanda istenen kurşun bulunmamasıdır. Gelişmekte olan ülkelerde veya Çin gibi yaygın endüstriyel üretim olan ülkelerde hem çevresel kurşun kirliliği hem de zehirlenme vakaları artmıştır. Özellikle çocuklarda ve adolesanlarda kurşun zehirlenmesi vakalarında artış ve bu zehirlenmelerin kalıcı sonuçları üzerinde makaleler yayınlanmaktadır. Anne karnında veya çocukluk çağında kurşun maruziyeti abortus, fetal gelişme geriliği, psikolojik ve kognitif gelişme bozuklukları ile sonlanabilmektedir. Çevredeki kurşun vücuttaki etkisini zamanla birikerek gösterdiği için akut zehirlenme olarak acil servislerde nadir görmekteyiz. Ancak kronik zehirlenme nedeniyle gelen hastalarda şüpheli klinik tablolara rastlanmaktadır. Akut ensefalit, delirium, status epileptikus veya akut batın tabloları gibi yayınlanmış birçok farklı vakada altta yatan neden kurşun zehirlenmesi olabilir.

14 Haziran 2017
EKSTRAKORPORAL MEMBRAN OKSİJENASYONU (ECMO) VE TOKSİKOLOJİ’DEKİ KULLANIMI

Dr. Erdem Kurt

‘’Ekstrakorporal’’ vücut dışı anlamına gelmekle beraber ekstrakorporal tedavi biçimleri egzojen veya endojen zehirleri vücuttan uzaklaştıran, hayati bir organı destekleyen ya da geçici bir süre onun yerine geçen heterojen tedavi gruplarıdır. Ekstrakorporal membran oksijenasyonu (ECMO) 1972'de piyasaya sürülmesinden sonra birçok hastada kullanılmasına rağmen, birçok klinik yetişkin hastalarda bu deneysel tedaviyi terk etmiştir. ECMO devresinde kullanılan aparatların biyo-uyumunun arttırılmasıyla beraber 2009 yılında gelişen A/H1N1 pandemisi sırasındaki ARDS vakalarında ECMO kullanılması ve tedavi edilen hastaların şaşırtıcı derecede düşük mortalite ile seyretmesi dünya çapındaki birçok yoğun bakım biriminde ECMO'nun yeniden tercih edilmesine sebep oldu (1). Bu tarihten itibaren ECMO’nun kardiyotorasik hastalarda respiratuvar ve dolaşımsal destek amacıyla kullanımının artması, ciddi zehirlenme olgularında gelişen refrakter dolaşımsal şok ve ARDS gibi durumlar için yeni bir tedavi seçeneğini doğurmuştur (1). ECMO aynı zamanda Ekstrakorporal Yaşam Desteği(ECLS) olarak bilinmekle beraber, geriye döndürülebilir bir nedenden ötürü kardiyak ve solunumsal yetersizliği olan bir hastada bu durumun giderilmesi için hastaya zaman kazandırılmasını sağlayan bir müdahale biçimidir.

12 Haziran 2017