Haber Arşivi

Title Tarih
3.Trakya Acil Tıp Günleri, Çanakkale 17 Ağustos 2018
Mobil-ED 31 Temmuz 2018
Anti-Histaminik İlaçlarla olan Zehirlenmeler - Bölüm 2: Sedatifler

Uzm. Dr. Erkman SANRI

Allerjik hadise görülme sıklığı toplumdan topluma göre değişiklik göstermekle birlikte, literatürde bu insidans yaklaşık %20-30 olarak bildirilmiştir. Bu oran yüksek bir oran olarak nitelendirilmektedir. Allerjik hadise yaşayan hastaların hemen hepsinin taburcuklarında, hem poliklinik hem de acil servislerde anti-histaminik ilaçlar reçete edilmektedir. Allerji tedavisinde etkin olan bu ilaç grubu, doz aşımın durumlarında ise ciddi zehirlenmelere yol açabilmektedir. Hekimlerin; allerjik hadiselerin yönetimini bilmesi gerektiği gibi allerji tedavisi için kullanılan anti-histaminik ilaç zehirlenmelerininin de yönetimini etkin bir şekilde uygulayabiliyor olması gerekmektedir.

22 Temmuz 2018
Proteine Bağlanan Toksinlerle Olan Zehirlenmelerde Albumin Hemodiyalizi Yöntemi

Prof. Dr. Arzu Denizbaşı

Albumin hemodiyaliz yöntemi bu gelişmeler sonucunda daha da yaygın kullanılan bir hale evrilmiştir. Tek geçişli albumin hemodiyaliz yönteminin çıkış noktasında klasik hemodiyalizden farklı olarak bu yöntemde serbest toksin molekülleri yanı sıra proteine bağlı olan toksinlerin de temizlenmesi hedeflenmişti. Klasik hemodiyaliz araçlarında ve makinelerinde albumin ile hazırlanmış diyalizatlar kullanarak eliminasyon yapılmasına imkan sağlandı. Önce ‘Molecular Adsorbent Recirculating System’ (MARS ) geliştirilerek toksik maddelerin eliminasyonu yapıldı.

15 Temmuz 2018
İlaca Bağlı Zehirlenmelerin Yönetiminde Renal Replasman Tedavisinin Rolü BÖLÜM 1 - Genel Bilgiler

Doç. Dr. Ali Kemal ERENLER

Farmakolojik ajanlarla zehirlenmeler sık görülmekle birlikte hafif seyredendenler ile yaşamı tehdit eden arasında çeşitlilik gösterir. Farmakolojik ajanlarla zehirlenmelerin yönetiminde Renal Replasman Tedavi’nin (RRT) rolü hakkında yazılanların taranması yapılmış ve özetlenmiş olarak size sunuyoruz. Konuyla ilgili yayınlar; farmakolojik toksisite, hemodiyaliz, hemofiltrasyon, renal replasman tedavisi, toksikoloji, zehirlenmeler, kritik hastalık ve yoğun bakım terimlerinin MEDLINE’a girilmesi ile aranmış ve yayınlardan toplanmış olan verilerin derlemesidir. Acil Tıp alanında sık gördğümüz hastalara Nefroloji ve Farmakoloji ortak platformunda yaklaşım prensiplerinin derlenmesi faydalı olacaktır.

6 Temmuz 2018
PİRETRİN VE PİRETROİD GRUBU İNSEKTİSİDLER

Doç. Dr. Ataman KÖSE

Acil servislere tarım ilacı zehirlenmesi başvuru yapıldığında çoğunlukla aklımıza organofosfat gelmektedir. Hatta klinik uyumlu ise hemen atropin ve PAM başlayabiliyoruz. Yine hepimiz biliyoruz ki tarım ilacı deyince farklı gruplarda yer alan, farklı etki ve tedavileri olan çok geniş bir liste bulunmaktadır. Bu nedenle hastanın hangi tarım ilacına maruz kaldığı çok önemlidir.

27 Haziran 2018
Hiperbarik Oksijen Tedavisi Sonucunda Gelişen Konvulziyon

Prof. Dr. Arzu Denizbaşı

Günümüzde Hiperbarik oksijen (HBO) tedavisi; nekroz ile seyreden pek çok kemik veya yumuşak doku enfeksiyonu veya travmasında, toksikolojide seçilmiş vakalarda ve dekompresyon hastalığı gibi tromboembolik olayların tedavisinde kullanılmaktadır. Klinik ortamlarda, HBO tedavisi uygulamanan vaka sayısı arttıkça, bu tedaviye ait olumlu veya olumsuz gözlemler de arttı. Bu yazımızda HBO tedavisine bağlı gelişen konvulziyon kliniğine dikkat çekmek istiyoruz.

19 Haziran 2018
Anti-Histaminik İlaçlarla olan Zehirlenmeler - Bölüm 1: Non-Sedatifler

Uzm. Dr. Erkman SANRI

Allerjik hadise görülme sıklığı toplumdan topluma göre değişiklik göstermekle birlikte, literatürde bu insidans yaklaşık %20-30 olarak bildirilmiştir. Bu oran yüksek bir oran olarak nitelendirilmektedir. Allerjik hadise yaşayan hastaların hemen hepsinin taburcuklarında, hem poliklinik hem de acil servislerde anti-histaminik ilaçlar reçete edilmektedir. Allerji tedavisinde etkin olan bu ilaç grubu, doz aşımın durumlarında ise ciddi zehirlenmelere yol açabilmektedir. Hekimlerin; allerjik hadiselerin yönetimini bilmesi gerektiği gibi allerji tedavisi için kullanılan anti-histaminik ilaç zehirlenmelerininin de yönetimini etkin bir şekilde uygulayabiliyor olması gerekmektedir.

11 Haziran 2018
Kronik İlaç Kullanımına Bağlı Kardiyotoksisite

Prof. Dr. Arzu Denizbaşı

Acil serviste sık karşılaştığımız kritik hasta gruplarından birisi olan toksikoloji hastaları arasında kardiyotoksik ilaç alımına bağlı olarak acil servislere başvuran hastalar mevcuttur. İlk akla gelen; hastaların digital türevleri, beta blokerler veya kalsiyum kanal blokerlerinin akut toksik etkilerine bağlı gelişen sendromlar olsa da aslında pek çok hastada kronik ilaç alımına bağlı kardiyotoksik etkiler ortaya çıkabilir. Komorbiditesi yüksek olan hastalarda sürekli kullanılan ilaç grupları gayet toksik tablolar yaratmaktadırlar. Bu yazımızda daha çok kronik kullanım ile kardiyotoksisite yol açan ilaçları konu edeceğiz.

6 Haziran 2018
Kemik İliği Supresyonuna (myelosupresyon) Neden Olan İlaçlar

Uzm. Dr. Melis EFEOĞLU

İlaca bağlı toksik yan etkiler, bir ilacın kullanımı kısıtlayan en önemli nedenlerdendir. Gastrointestinal, nörolojik, üriner, endokrin, metabolik, cilt ve hematolojik yan etkiler bunlara örnek olarak gösterilebilir. Hematolojik yan etkiler, ilaçlar ile görülen diğer yan etkilere nazaran daha nadir görülse de, önemli morbidite ve mortalite nedenidirler. Bu yazımızda, ilaca bağlı görülebilecek hematolojik yan etkilerden ve esas konumuz olan kemik iliği supresyonuna neden olan ilaçlardan kısaca bahsedeceğiz.

28 Mayıs 2018
Kokain Zehirlenmeleri ve Karşılanmamış Alfa- Stimulasyon Fenomeni - Bölüm 2

Dr. Ecem Deniz KIRKPANTUR

Alfa adrenerjik sistem, alfa-1 reseptörleri üzerinden düz kaslarda kasılmaya ve vazokonstrüksiyona yol açar. Beta-1 reseptörlerin uyarılması ise kalp hızını, kardiyak kondüksiyonu ve kontraktiliteyi arttırırken, beta-2 reseptörlerin uyarılması düz kasların gevşemesine sebep olur. Alfa-1 ve beta-2 stimulasyon arasındaki denge vasküler tonusun akıbetini belirler. Selektif olmayan beta blokerlerin (örneğin propanolol) hem beta-1, hem de beta-2 bloker etkisi mevcuttur ve beta-2 bloker etkisi ile vazodilatasyonu inhibe eder. Kokain etkisi altında olan ve hale hazırda alfa adrenerjik etkide olan hastalarda, vazokonstrüksiyonun önünde duran tek engel beta-2 etkidir. Beta-2 bloker etkili ajanların kullanılması ise damar tonusunda daha da artmış vazokonstrüksiyon tablosuyla karşımıza çıkar.

25 Mayıs 2018
PALİTOKSİN’DEN BAŞLAYARAK BAZI TOKSİK MADDELERİN İNCELENMESİ

Uzm. Dr. Bulut Demirel

Palitoksin; denizde yaşayan özellikle Palythoatoxica ve Pristiterebra türlerinden mercanların ürettiği bir maddedir. Hawaii’de yaşayanlar ‘Öldüren deniz yosunu’ olarak isimlendirmeyi uygun bulmuşlardır ki çok da haksız sayılmazlar. Çünkü Palitoksin çok kuvvetli bir vazokonstrüktördür ve protein yapıda olmayan en toksik ikinci madde olarak literatürde yer almaktadır (birincisi maitotoksin’dir; bu madde hakkında da yazmak lazım). Palitoksin yapı itibari ile yağ asidi yapısındadır, her ne kadar belli canlılarca üretilse de balıklarda da biyomagnifikasyon nedeniyle karşımıza çıkabilmektedir.1982 yılında tanımlanmış olan bu toksin 1994 yılında sentezlenebilmiştir.

21 Mayıs 2018
19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik Spor Bayramı Kutlu Olsun 19 Mayıs 2018
Kokain Zehirlenmeleri ve Karşılanmamış Alfa- Stimulasyon Fenomeni - Bölüm 1

Dr. Ecem Deniz KIRKPANTUR

Kokain, indirekt sempatomimetik ajandır, biyolojik aminlerin (dopamin, norepinefrin, epinefrin) presinaptik geri emilimini azaltarak, etkinliklerini arttırır. Kokain; alfa1, alfa2, beta1 ve beta2 adrenerjik reseptörler ile daha çok norepinefrin ve daha az miktarda epinefrin artışına sebep olur. Kokainin, kardiyak ve periferik damarlar üzerinde vazokonstruksiyona sebep olan alfa selektif aktivitesi vardır, buna ek olarak beta adrenerjik kardiyak etkileri de görülür. Öforik etkileri ise, serotonin ve dopamin geri alımının engellenmesi sebebiyle görülür. Ayrıca sodyum kanallarının sinir iletimindeki düzelme fazını da etkileyerek, sinir iletimini yavaşlatır böylece lokal anestetik etki de gösterir, bu etki kardiyak miyositlerde de görülür, EKG'de QRS uzamalarına sebep olur, yüksek dozlarda negatif inotrop etkisi ortaya çıkar.

30 Nisan 2018
Amiodaron Toksisitesi Sonucunda Gelişen ARDS

Prof. Dr. Arzu Denizbaşı

Acil tıpta kardiyak acillerde en sık kullanılan ajan inotrop ilaçlardan sonra Amiodaron (AMD) ilacıdır. Klas 3 antiaritmik ajan olarak bildiğimiz amiodaron ilk önceleri antianginal ajan olarak kullanılırdı. Şu anda AHA kılavuzlarına göre kardiyovasküler acillerde resusitasyon kılavuzlarında yer almaktadır. İlacın geniş etki mekanizması ve çeşitli hücre kanalarına etki etmesi yüzünden yan etkilerinin de fazla olduğunu görüyoruz. Amiodaron (AMD) kullanımı sonucunda gelişen çeşitli yan etkiler akciğer, karaciğer, kornea, tiroid bezi ve cilt gibi çeşitli dokuları etkileyebilir. Amiodarona bağlı ilk akciğer hasarı olan pnömonit vakası ABD’ de 1980’ lerde bildirilmiştir.

24 Nisan 2018
KRATOM

Uzm. Dr. Bulut Demirel

Kratom (diğer ismi ile ketum ya da kakuam) Tayland, Endonezya, Malezya ve diğer Güneydoğu Asya ülkelerinde yetişen ve her dönem yeşil olan bir bitkidir. Mitragynaspeciosa olarak bilimsel makalelerde yer alan bitki 25 metre uzunluğuna ulaşabilir ve gövdesi 0.9 metre çapa ulaşabilir. Yaprakları 14-20 santim uzunluğundadır ve genişliği 7-12 santimdir. Bu yapraklar dalların ucunda toplu halde bulunur ve yaprakları damarlıdır. Yüzyıllardır kullanılan Kratom 1800’lü yılların ortalarında tanımlanmış ve isimlendirilmiştir. Opioid benzeri etkileri ve yaygınlığı nedeniyle Tayland ve Malezya’da yasaklanmıştır.

10 Nisan 2018
Metformin Zehirlenmesinde Öykü Yanıltıcı Olabilir: Biyokimya Laboratuarına Güvenin

Dr. Mustafa ALTUN

Metformin; biguanid grubundan olan bir oral antidiyabetik ilaçtır. 1922 yılında bulunmuş olmasına rağmen; insülin direnci üzerindeki etkisinin daha iyi anlaşılması yüzünden son yıllarda kullanımında artış oldu. Özellikle obez hastalarda mortalite ve morbiditeyi azalttığı kanıtlandıktan sonra kullanımı daha da arttı. İnsüline bağımlı olmayan DM hastalarında tek başına veya insülin bağımlı DM Tip I’de ise insülin ile birlikte kullanılabilmektedir. Yarılanma süresi 1.5- 6 saat olup, kararlı plazma konsantrasyonu 24-48 saati bulabilmektedir. Gebelik kategorisi ise B’dir. Yan etkileri başlıca diyare, bulantı, kusma, gaz, hazımsızlık, çarpıntı, nefes darlığı, deride döküntü, B12 vitamini seviyelerinde düşme, hipoglisemi, tat almada bozukluk, halusinasyonlar ve hatta deliryum olabilir. Ciddi yan etkiler olarak laktik asidoz, renal yetmezlik, respiratuvar yetmezlik ve karaciğer yetmezliği ile sonuçta gelişen MODS tablosudur. Akut zehirlenme vakalarında metabolik tabloda bozulma ve hipoglisemi beklenmelidir.

4 Nisan 2018
NOVICHOK = Toksikoloji alanında haber olarak yeni bir ŞOK

Uzm. Dr. Bulut Demirel

Novichok ise 1970’li yıllarda başlayıp 1993’te sona erdirilen (ya da erdirildiği söylenen) Sovyet Rusya’nın başlattığı Foliant programının bir ürünüdür. Kimyasal yapılarına göre organofosfat, organosülfür, organoklorid ve arsenik bazlılar olarak ayrılan kimyasal savaş ajanları içinde Novichokorganofosfat grubunda yer almaktadır. Ait olduğu organofosfatasetilkolinesteraz inhibitörlerinden olan Novichok, asetilkolinesterazıinhibe ederek asetilkolinin parçalanmasını engeller. Asetilkolin sinir uçlarındaki konsantrasyonunun artmasıyla istemsiz kas kasılmaları görülür ve kardiyak arreste kadar ilerleyebilir. Kısaca diğer organofosfatlara benzer bir etki gösterir.

24 Mart 2018
Nisan ayı faaliyetleri 22 Mart 2018
Çanakkale Zaferi'nin 103'üncü yılı 18 Mart 2018