Yazar:
Uzm. Dr. Sinan Karacabey

Marmara Üni. Tıp Fak. Acil Tıp ABD 

Prof. Dr. Okhan Akdur

Çanakkale 18 Mart Üni. Tıp Fakültesi Acil Tıp ABD

Toksikoloji Doktora Programları

Geçen sene bir toksikoloji doçentinin “Acil Tıp, Toksikoloji ile içiçe neden doktora yapıp bu konuya daha fazla eğilmiyorsun” demesiyle başlayan yeni bir serüven benim için “toksikoloji doktorası”. Toksikolojiye bizim dışımızda nasıl bakılıyor neler yapılıyor ile alakalı yeni bir şeyler öğrenmek oldukça heyecan verici açıkçası.

Dünyada, toksikolojinin başlangıcını insanlık tarihi ile birlikte başlatmak mümkündür. 16. yüzyılda Paracelsus’un zehiri tanımlayan “Her madde zehirdir, zehir olmayan madde yoktur; zehirle ilacı birbirinden ayıran onun dozudur” sözleriyle birlikte modern toksikolojinin temelleri atılmıştır. Alfred Swaine Taylor (1806-1880) ise aynı konuda “Küçük dozda bir zehir ilaçtır, yüksek dozda bir ilaç zehirdir” demektedir. 

XX. yüzyılın başına kadar, dünyamızda kullanılan kimyasalların sayısı oldukça azken, XX. yüzyıldaki hızlı gelişmeler, kullanılan kimyasalların sayısını da hızla artırmıştır. Bugün büyük bölümü sentetik olmak üzere 60.000’in üzerinde kimyasal maddenin çeşitli amaçlar için kullanıldığı bilinmektedir.

Zehirlerin kaynakları, fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri, canlı organizmada uğradığı değişim ve etki mekanizmaları, toksik dozları, zehirlenmelerin tedavileri, zehirlerin izolasyonu, nitel ve nicel analizleri, toksik maddelerin güvenceli kullanımı işin risk analizleri ve standardizasyonlarının yapılması "modern toksikoloji"nin uğraş alanı içine girmektedir.

Günümüzde, modern yaşamın sürdürülmesinin bir gereği olarak kimyasalların artan miktarlarda kullanılması ve bunların yarattığı tehlikeler toksikolojinin önemini giderek artırmıştır.

Her gelişen bilim dalı gibi toksikoloji de alt dallara ayrılarak gelişmesini sürdürmektedir.

Klinik Toksikoloji- Başta ilaç, kozmetik, tarım ilacı, gıda katkı maddeleri, ev temizlik malzemesi ve endüstriyel kimyasallarla meydana gelen zehirlenmelerin tedavisini üstlenen ve yeni tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesi ile uğraşan, toksikolojinin alt dallarından birisidir. Klinik Toksikoloji, dünyada ilk defa 1968 yılında, Amerikan Klinik Toksikoloji Akademisi’nin kurulmasıyla bilimsel olarak gündeme gelmiştir.

Adli (Forensic) Toksikoloji- Zehirlerin suç unsuru olarak kullanılmaları binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. Günümüzde bağımlılık yapan maddeler de dahil olmak üzere adli tıbbın konusuna giren zehirlenme olaylarında adli toksikologlar, analitik toksikoloji yöntemlerini kullanarak vücut sıvı ve dokularında yaptıkları analizler ile adalete ışık tutmaktadırlar.

Mesleki Toksikoloji- Toksikoloji ile İş Sağlığı ve İş Hijyeni entegre şekilde çalışır. İşyeri ve isçi güvenliği ile ilgili güvenlik önlemleri, ortam standardizasyonu ile ilgilenir. Endüstriyel alanda zehirlenme etkenlerinin güvenli sınırlarda olduğu düzeyleri belirler.

Çevresel Toksikoloji- Çevredeki kimyasalların zararı yalnızca insana bağlı değildir. Çevredeki hayvanlar ve bitkiler de bu kimyasallardan zarar görmektedir. Yeni bir dal olan çevresel toksikoloji çevredeki kimyasallar ile hayvanlar, bitkiler ve diğer canlılar arasındaki etkileşmeleri zararlı sonuçları yönünden inceler.

Analitik Toksikoloji- Kimyasalların vücut sıvı ve dokularından analizini konu alan bilim dalıdır. Aletli analiz yöntemlerindeki hızlı gelişme çok düşük derişimlerin dahi analizine imkan sağlamıştır. Analitik toksikoloji yöntemleri toksikolojinin tüm alanlarında kullanılan yardımcı yöntemlerdir.

Biyokimyasal Toksikoloji- Kimyasal maddelerin moleküller düzeydeki (DNA, RNA, kanser genleri gibi ) etki mekanizmalarını inceler.

Veteriner Toksikoloji- hayvan zehirlenmelerinin tanı ve tedavisi ile ilgilenir. En önemli konusu et, balık, süt ve diğer besin maddelerinde bulunabilen toksinlerin insanlara geçişini araştırmaktadır.

 Bunlarla alakalı olarak doktora programları geliştirilmektedir. Ülkemizde şu an aktif olarak Adli Toksikoloji, Farmasötik Toksikoloji doktora programları bulunmaktadır.

Adli toksikoloji programında; Adli Bilimler sahası içinde önemli bir yer tutan Adli Toksikoloji alanında bilgi ve beceriye sahip adli bilimler uzmanlarının yetiştirilmesi hedeflenmektedir. Program mezunları akademik alanda çalışmalarına devam edebilecekleri gibi Adli Tıp Kurumu ve üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dallarında, Adli Tıp Enstitülerinde bilirkişilik hizmetlerinde de görev yapabileceklerdir.

Farmasötik Toksikoloji programında; kimyasal bileşiklerin insanlar, hayvan ve çevre sağlığı üzerinde neden olacakları potansiyel riskleri tespit etmek ve bunların önlenmesi ve tedavisi için gerekli bilgiye sahip donanımlı araştırmacılar yetiştirmektir. Ülkemizde toksikolojiyi ilgilendiren başta ilaç olmak üzere, gıda, kozmetik ve endüstriyel kimyasalların güvenliliği ile ilgili tüm platformlarda doğru kararlar verilebilmesi için bilimsel yaklaşıma ve derin toksikoloji bilgisine sahip toksikologların yetiştirilmesini amaçlamaktadır. Mezun olanlar Sağlık Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi, İl Kontrol Laboratuvarları gibi devlet kurumlarında tıbbi ürünlerin ruhsatlandırılması, biyolojik ve biyolojik olmayan örnek ve ürünlerin analizleri gibi alanlarda, özel analiz ve test laboratuvarlarında çalışabilmektedirler. Ayrıca zehir danışma merkezlerinde görev alabilmekte, farmasötik, kozmetik, gıda ve kimya endüstrisinin AR-GE bölümlerinde çalışabilmektedirler.

Pratikte Adli Toksikolojiden ziyade Farmasötik Toksikoloji programı Acil Tıp uygulamalarına daha yakın bir programdır. Bizim klinik olarak değerlendirdiğimiz toksikoloji dışında, analiz yöntemlerini öğrenmek, moleküler düzeyiyle alakalı daha fazla bilgi sahibi olmak oldukça keyifli.

Bu yazıyı yazarken bazı arkadaşlar nasıl kayıt yapıldığını, hangi derslerin olduğuyla alakalı benden bilgi istediler. Bunu da buradan paylaşmak istedim. Öncelikle ALES (Akademik Lisans Üstü Eğitim Sınavı)’e girmek gerekiyor. Ayrıca Yabancı Dil sınavlarından bir tanesinden alınacak puanda önemli sonrasında diploma notunuzla bunları harmanlayıp başarı sırasına yerleştiriliyorsunuz ve buna göre mülakata çağırılıyorsunuz. Mülakatta genel olarak toksikolojinin temel ilkelerini ve “neden toksikoloji doktorası yapmak istiyorsunuz?” u soruyorlar.

Mülakattan sonra başarılı olursanız 2 yıl ders 2 yıl tez dönemi olmak üzere maraton başlıyor. Ders döneminde karşınıza bu dersler çıkacak;

  • TOKSİKOLOJİDE TEMEL KAVRAMLAR-I-II
  • ZEHİRLENMELER VE TEDAVİSİ-I-II                                    
  • METAL TOKSİKOLOJİSİ-I -II                                                  
  • TOKSİKOLOJİDE İLERİ ANALİZ YÖNTEMLERİ           
  • PESTİSİT TOKSİKOLOJİSİ                                                    
  • İLAÇ ETKİLEŞMELERİ VE GÜVENLİ İLAÇ KULLANIMI 
  • TOKSİKOLOJİDE RİSK DEĞERLENDİRMESİ                 
  • FORENSİK TOKSİKOLOJİ                                                      
  • TOKSİSİTE ÖLÇÜM YÖNTEMLERİ                                    
  • KOZMETİK TOKSİKOLOJİSİ                                               
  • HEDEF ORGANLARIN TOKSİK CEVAPLARI-I-II               
  • EKSTRAHEPATİK METABOLİZMA-I-II      
  • İMMÜNOTOKSİKOLOJİ       
  • GENETİK TOKSİKOLOJİ                                                       
  • GIDA TOKSİKOLOJİSİ                                                           
  • ENDÜSTRİYEL TOKSİKOLOJİ                 

Bu dersler bittikten sonra seçtiğiniz konu üzerine 2 yıllık tez dönemi ve sonrasında yeterlilik sınavı. Bunların hepsi bittikten sonra tebrikler artık bir toksikologsunuz.

Peki bu bir Acil Tıp Uzmanının işine yarar mı?  Toksikoloji alanında klinikte genelde geri plana attığımız temel toksikoloji bilgisini yoğun bir ders programıyla 2 yıl içerinde alıyorsunuz. Böylece karşılaştığınız olgularda gelişebilecek patolojiler temel mekanizmalarına daha hakim oluyorsunuz, ayrıca bu eğitim toksik maddelerin davranışlarıyla alakalı da daha geniş bir perspektiften bakma imkanı sağlıyor.  (Bu kadarı bile yeterli bence).

Ancak ABD ve Kanada’da Acil Tıp Uzmanlığına yan dal olarak Toksikoloji uzmanlığı var. Türkiye’de henüz Toksikoloji yan dal değil. Bu hastaların takip ve tedavilerini Acil Tıp Uzmanlarının yaptığını da göz önünde bulundurulacak olursa Toksikoloji Yan Dalına en uygun branş Acil Tıp olarak gözükmektedir. Peki Toksikolojinin yan dal olma durumu gerçek olur mu? O zaman Toksikologlar yan dal uzmanı sayılır mı? Kim bilir?