Uzm. Dr. Erkman SANRI
Marmara Üniversitesi Tıp
Fakültesi Acil Tıp Anabilimdalı

Prof. Dr. Arzu Denizbaşı
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi
Acil Tıp Anabilimdalı

Anti-Histaminik İlaçlarla olan Zehirlenmeler

Allerjik hadise görülme sıklığı toplumdan topluma göre değişiklik göstermekle birlikte, literatürde bu insidans yaklaşık %20-30 olarak bildirilmiştir. Bu oran yüksek bir oran olarak nitelendirilmektedir. Allerjik hadise yaşayan hastaların hemen hepsinin taburcuklarında, hem poliklinik hem de acil servislerde anti-histaminik ilaçlar reçete edilmektedir. Allerji tedavisinde etkin olan bu ilaç grubu, doz aşımın durumlarında ise ciddi zehirlenmelere yol açabilmektedir.

Hekimlerin; allerjik hadiselerin yönetimini bilmesi gerektiği gibi allerji tedavisi için kullanılan anti-histaminik ilaç zehirlenmelerininin de yönetimini etkin bir şekilde uygulayabiliyor olması gerekmektedir.

Anti-histaminik ilaç zehirlenmelerinin anlatılacağı bu 2 bölümlük yazı dizisinin ilk bölümünde ‘Non-Sedatif Anti-Histaminik İlaçlarla Olan Zehirlenmeler’den, ikinci bölümünde ise ‘Sedatif Anti-Histaminik İlaçlarla Olan Zehirlenmeler’den bahsedilecektir.

İyi Okumalar Dileriz.

Bölüm 1: Non-Sedatif Anti-Histaminik İlaçlarla Olan Zehirlenmeler

Non-Sedatif Anti-Histaminik İlaçların doz aşımlarında SSS depresyonu tanımlanmıştır. Terapötik ve supra terapötik dozlarda ise EKG’de QT uzaması bildirilmiştir.

ZEHİRLENME MEKANİZMASI

Non-sedatif anti-histaminik ilaçların lipofilik özellikleri az olduğu için ve kan-beyin bariyerini kolaylıkla geçemedikleri için sedatif etkileri azdır. Sedatif anti-histaminikler, santral H1, muskarinik, alfa adrenerjik ve serotinerjik (5-HT) reseptörlere etki ederken, Non-sedatif anti-histaminik ilaçlar, periferik H1 reseptörlerini selektif olarak inhibe ederler. Ancak doz aşımı durumlarında periferik H1 reseptörlerine olan selektivite durumu ortadan kalkar ve ciddi sedasyon, antikolinerjik etkiler ve hipotansiyon gelişebilir.

 

TOKSİKOKİNETİK ÖZELLİKLERİ

  • İyi oral emilim
  • Pik etkisi: 1-3 saat
  • Dağılım hacmi: 1.5L/kg
  • Minör hepatik metabolizma ve yarılanma ömürleri: 8-24 saat

 

RESÜSİTASYON

  • Nadiren gereklidir
  • Torsades de Pointes’ gelişme riski tanımlanmıştır. Ancak bu tanımlama klinik verilere dayalı değildir. Literatürde Torsades de Pointes’in teorik olarak gelişebileceği belirtilmiştir. Torsades de Pointes gelişme durumunda:
    • Hipoksiyi, hipokalemiyi ve hipokalsemiyi düzeltiniz
    • Eğer kalp hızı <100 vuru/dk ise IV izoprenalin infüzyonu önerilmektedir (1-10 mcg/dk)

 

RİSK DEĞERLENDİRMESİ

  • Non-sedatif anti-histaminik ilaçlarla olan zehirlenmelerde; hafif sedasyon, baş dönmesi, ataksi ve antikolinerjik etkiler görülebilir.
  • Semptomlar 4-6 saat içerisinde gelişir ve semptomların gerilemesi 12-24 saate kadar uzar.
  • EKG’de QT uzaması nadiren de olsa gelişebilir. Literatürde, QT uzaması olan hastaların morbidite ve mortalitelerinin daha yüksek olduğu bildirilmiştir. QT uzaması olan hastalar yüksek doz alımlar ve çoklu ilaç (özellikle QT intervalini uzatan ilaçlar) alımı açısından dikkatlice değerlendirilmelidir.
  • Çocuklarda 1-2 tablet alımlarda bile semptomlar gelişebilir. Sersemlik ve antikolinerijk etkilerin görülmesi durumlarında bu çocuk hastalar interne edilmelidir.

Non-sedatif anti-histaminik ilaçlarla olan zehirlenme şüphesi olan tüm hastalarda 12 derivasyon EKG görülmelidir. Semptomatik hastalarda 4 saatte bir 12 derivasyon EKG çekilmelidir ve bu hastalar kardiyak monitorize olarak takip edilmelidir. EKG’de QT değerlendirilmelidir ve QT Nomogramına yerleştirilmelidir. Klasik bilgi olarak 6 derivasyonun ortalama QT değeri nomograma yerleştirilmelidir. Son yıllarda yapılan çalışmalar göstermiştir ki; tüm derivasyonlar arasında en doğru sonucu veren derivasyon V2 derivasyonudur. Bu sebeple eğer sadece bir derivasyonun QT’si yerleştirilecekse V2 derivasyonunun QT’si tercih edilmelidir.

TEDAVİ

  • Tüm toksidromlarda olduğu gibi hastanın A-B-C’si kontrol edilmeli ve stabilize edilmelidir.
  • Gerekli durumlarda TYD (Temel Yaşam Desteği) ve İKYD (İleri Kardiyak Yaşam Desteği) uygulanmalıdır
  • Dekontaminasyon endike değildir
  • Ekstrakorporal eliminasyon yöntemleri klinik olarak faydasızdır
  • Spesifik bir antidotu yoktur. Antikolinerjik kliniğin ön planda olduğu durumlarda Fizostigmin kullanılabilir
  • Ajitasyon gelişmesi durumda benzodiyazepinler (diazepam 2.5-5mg) tercih edilmelidir

 

TABURCULUK

  • Eğer hastalar ilaç alımından 6 saat sonra asemptomatik ise taburcu edilebilir
  • Semptomatik olan hiçbir hasta taburcu edilmemelidir
  • Takipleri esnasında semptomları gerileyen hastalar, başka ek klinik problemleri yok ise 6 saatlik semptomsuz süre sonrasında taburcu edilebilir
  • Ciddi ajitasyon ve kardiyak aritmisi olan hastaların yoğun bakıma yatışı sağlanmalıdır.

 

KAYNAKLAR

1.     Hoffman RJ, de Souza I, Stetz JE. Prolonged QT segment and syncope with loratadine use (abstract). J Toxicology-Clinical Toxicology 2001; 39:505.

2.     Isbister GK. Risk assessment of drug-induced QT prolongation. Australian Prescriber 2015; 38(1):20-24

3.     Murray L et al. Toxicology Handbook 3rd Edition. Elsevier Australia 2015. ISBN 9780729542241

4.     Pinto YM, Van Gelder IC, Heeringa M et al. QT lengthening and life-threatening arrhythmias associated with fexofenadine. Lancet 1999; 353:980.

5.     Rotella JA, Taylor DM, Wong A, Greene SL. Accuracy of QT interval measurements on electrocardiographs displayed on electronic ‘smart’ devices. Emergency Medicine Australia 2016; 28:187-192